Tarım Neden İhmal Ediliyor?
Merhaba Değerli Okuyucular;
Öncelikle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Şimdi bana Metin “Hayırdır” dediğinizi duyar gibiyim. Hayırlısı inşallah.
Değineceğim konuya geçmeden önce sitedeki bütün yazar arkadaşlarıma, ağabeylerime saygı ve selamlarımı, siz okuyucularımıza da sonsuz şükranlarımı sunarım. Sağ olun var olun.
Evet uzun zamandır yazmıyorum. Yazacak hiç mi zaman bulamadın derseniz. Bunda haklı olursunuz. Aslında yazacak çok şey var. Çok geniş konular var. Belki bu konuları zamanla ele alırım. Şu an için, benim gibi birçok vatandaşımızı ilgilendiren konu hakkında yazmak istiyorum. Nedense hep de Taraklı’ mızın su kanalları ve sulama sorunu hakkında yazmak bana nasip oluyor. Yine ilk etapta ilçemizin sulama suyu ve su kanallarını ele alacağım.
İlçemizde düne kadar tarım sektörü neredeyse bitme noktasına gelmişti. Hiçbir ürün ekilmiyor ve de dikilmiyordu. Sade Taraklı mıza uzak arazilerde Yeniköy ve Hacıyakup köyü tarafında enginar az miktarda da fasulye ve domates dikimi yapılıyordu. Son birkaç yıl içerisinde ilçemiz ve bu saydığım Taraklı ve civar köyler başta enginar olmak üzere domates, çilek, fasulye az miktarda da marul dikiminde artış görülmüştür. Bu dikimi artan sebzeler Taraklı ekonomisine bir canlılık kazandırdığından eminim. Diyeceksiz ki şimdi bu kadar sebze dikimi yeter mi peki, yetmez hem de hiç yetmez. Taraklı merkezinde toplasak on kişi ancak tarım ile uğraşıyor. Ekiyor biçiyor ve geçimini sağlıyor. Belki on kişi bile çıkmaz. Bir yerin kalkınması için üretmeliyiz, üretken olmalıyız. Hem tarım alanında üretici olmalıyız hem de sanayi dalında üretici olmalıyız. Bir şeyler üretmeliyiz ki ürettiğimizi ürünü satarak para kazanmalıyız. Cebimize para girmeli. O zaman bir güç olabiliriz. Cebimizde para varsa herkes saygı gösterir. Ama yoksa kimse umursamaz. Onun için cebimizde her zaman para olmalı. Para olması içinde dediğim gibi üretken olmalıyız. Taraklıda tarım ile uğraşan on kişi değil de, yüz kişi olsa, iki yüz, beş yüz kişi olsa ne kadar iyi olurdu. Arazilerimiz boş bekliyor. Bunun yanında sanayi dalında da üretken olabilsek. 5 ile 20 kişinin çalışabileceği 3-5 tane küçük imalathaneler olsa. 60-70 kişide buralarda istihdam sağlayabilsek. Yani Taraklı mızın kalkınması için bir yerden başlayabilsek. İlk başta da dediğim gibi Taraklı da on kişi tarım ile uğraşıyor. Kendi imkânları ile bir şeyler yapmaya çalışıyor. Damlama malzemesini bir başka ilçeden, gübresini bir başka yerden temin etmeye çalışıyor. Başka yerlerden temin edelimde birde bu malzemeleri getirecek araç lazım. Birde araç kiralayarak bu sulama ve gübreleme malzemelerini Taraklı’ ya getiriyoruz. Bu şartlar ilçemizde tarım sektörünün ilerlemesine köstek oluyor. Çiftçimizin Taraklı da kooperatifi varken, bu çiftçiler neden başka il ve ilçelerden damlama ve gübreleme malzemelerini temin ediyorlar. Neden çiftçinin kooperatifi bu malzemeleri getirmiyor. Evet Taraklı Tarım kredi Kooperatifinden bahsediyorum. 6 yada 7 yıldan beri Taraklı Tarım Kredi Kooperatifimiz çalışmıyor. Neden çalışmıyor? Neden. Tarım Kredi Kooperatifi çalışmayan bir yerden ne kadar tarımdan bahsetmek yerinde olur. Şöyle bir etrafımıza bakalım. Geyve, Pamukova, İznik, Osmaneli, Vezirhan, Yenişehir, Gölpazarı, Yenipazar bu ilçelerin geçim kaynağının temeli tarımdır. Tarım ile ekonomileri canlı kalmaktadır. Tarım Kredi Kooperatifleri hatta pancar kooperatifleri tabiri caizse şıkır şıkır çalışmakta, biz Taraklı’ lı on çiftçi o kooperatiflere sulama malzemesi ve gübre almaya gittiğimizde ise sıra beklemekteyiz. Yenipazar da ki Tarım Kredi Kooperatifine ise tırlar la malzeme gelmektedir. Ben bu olaya bizzat şahit oldum. Bunları gördükçe neden Taraklı’ mız da tarıma ağırlık verilmiyor diye düşünüyorum. Neden bizim de Tarım Kredi Kooperatiflerimiz çalışmıyor diyorum. Son zamanlarda organik gübreler revaçta. Gerçekten de çok kaliteli organik gübreler bunlar. Üretici firmaya telefon ediyoruz, bizim Tarım Kredi Kooperatifleri ile anlaşmamız var oralardan temin edebilirsiniz diyorlar, diyorlar ama Taraklı da Tarım Kredi Kooperatifi yok kiii. Nereden temin edelim. İşte bunları aşmamız lazım artık. Aslında çok bile geç kaldık.
Bir başka konu ise sulama sorunu, her sene bahçeleri sulamak başlı başına bir iştir Taraklı mız da. Ankara Caddesi boyunca Yeniköy ile Taraklı arasındaki su kanalları hala yok. Hala bir çözüm de yok. İkinci husus değirmen Suyu. Her sene sular azalır Göynük deresinin kapat da değirmen suyu çoğalsın, kış gelir o kapalı Göynük suyunun önünü açan olmaz değirmen suyuna haddinden fazla su yüklenir değirmen suyu altındaki bahçeler su altında kalır ve yine ilgilenen olmaz. Bu nasıl bir iştir anlaması güç. Bir kaç hafta önce yaşanan bir olay. Değirmen suyu yatağının aşırı dolmasından dolayı bahçeler su altında kaldı. Kimse umursamadı. En sonunda bahçe sahipleri gittiler değirmen suyunun önüne set yaparak suyu azattılar. Bir bakıma kendi imkânları ile araziye giren suyun debisini düşürmeye çalıştılar. Neden bu duruma kalıcı çözüm bulmuyoruz da göstermelik işler yapıyoruz. Neden değirmen suyunun Göynük deresinden ayrılan kısmına 20 ile 30 metrelik bir alana betondan bent yapmıyoruz. Değirmen suyunu ayırmıyoruz. Değirmen suyunun giriş kısmına da büyük bir vana koymuyoruz. Yaz kış su yükselse de azalsa da değirmen suyuna giren suyun debisi hep aynı kalır. Bu şekilde de taşmalar olmaz. Zaten değirmen suyun Göynük Deresinden ayrılış yerinden itibaren dere çok kullanışsız. Değirmen suyu deresinin başından Taraklı ya kadar olan kısmının ıslah edilmesi gerekir. Her bahçenin başına savak konularak sulama sıkıntısını ve taşma sorunu ortadan kalkmış olur. Bunları neden yapmıyoruz.? Eminim ki her bahçenin başında bir savak olsa arazi sahibi savak ı açtığında bahçesine su akacağını bilse o arazi sahibi bahçesine bir şeyler dikip ekeceğine eminim.
Taraklıdaki tarımı bu şekilde değerlendirdiğimiz de bu on kişi zor şartlar altında tarım yapmaktadır. Tarım imkânlarının daha elverişli hale getirilmesi gerekmektedir. Söylediğim gibi on kişi değil de yüz kişi tarım ile uğraşsa. Sanayi dalında on kişi istihdam edileceğine yüz kişi edilebilse. İşte o zaman Taraklı kalkınmada yol alıyor diyebilirim. Eğer yüz kişi tarım ile uğraşsa bunun Taraklı ya yıllık girdisi beş milyon TL olur. Her yıl beş milyon TL ilk başlangıçta Taraklı için her şeyden iyi bir gelir kaynağıdır. Bir an önce tarıma gereken önemi göstermeliyiz. Tarım kredi kooperatifini faaliyete geçirmeliyiz. Sulama kanallarımızı onarmalıyız. Çiftçilik yapacak vatandaşlarımıza kooperatifimiz aracılığı sulama malzeme, ilaç, gübre, çim ve tohum da destek olmalıyız.
Osmanlı İmparatorluğu’nun manevi mimarı Şeyh Edebali’ nin “ahi”lerine yaptığı en önemli nasihatlerinden biri: ”Toprağa Küsmeyin; Toprağı Küstürmeyin” olmuştur. Bizlerde toprağa küsmeyelim küstürmeyelim.
Hepinize tekrar sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Tekrar görüşmek dileğiyle hoşça kalın.