Yer Ankara'nın ilçesi, geçen yıl 19 Mayıs sonrası sabah işe gidiyorum, belediye görevlileri itfaiye aracıyla ana caddedeki direklerden tören bayraklarını topluyorlar. lçenin merkezi, arkası bana dönük belinde telsiz bir ayağı direkte belediye görevlisi, Marlbora sigarasını yaktı, derin bir çekti, yada çekemediğinden ağız dolusu kaldırıma tükürdü, bir kaç adım geriden gelip omuzuna dokundum, burası okul, burası kaymakamlık, sen belediye görevlisi olarak bunu yaparsan vatandaş ne yapmaz dedim, sözler aynen bunlar, ama belki biraz sert bir yüzle ve tonla söyledim.
"Sana ne lan, nereye tüküreceğiz" dedi. Eğer durup cevap versem ortalık toz duman, yoluma devam ederek ben sana nereye tüküreceğini gösteririm dedim. Arkamdan "sen kim oluyorsun lan, bana tüküreceğim yeri gösterecekmiş, adama bak yav".
Savcılığa şikayet ettim, benim böyle bir uyarıma hakaretle karşılık verdi diye, belediye zabıta müdürlüğüne de yere tükürdü diye Kabahatler Kanunu gereğince işlem yapılsın diye ayrıca şikayetçi oldum,
Adam ben sizi tanıyamadım diyerek özür diler, elimi öpmek ister, 80 yaşındaki babasını adliyeye çaırmış, ona da özür dilettirir. Mazereti kabahatinden daha ağır kusur, tanıyamamış, gücünün yettiği vatandaşa hakaret serbest sanki, hakaret ettiğin birisi olunca tanıyamadım özür dilerim..
Belediye para cezası uyguladı, savcılık hakaretten dolayı dava açtı, Mahkeme yargılama sonunda neticeten 200 fidanı yeni yapılan adliye binasının bahçesine dikme şartıyla hükmü erteledi. Burası Ankara'nın ilçesi başkente 70 Km. bu adam 15 yıldır belediyeden o günkü parayla 1500 TL maaş alıyor, sendikalı bir işçi ve bu ilçe 5 yıldızlı otelleriyle, hamamlarıyla, tarihi kaplıca merkezi, Osmanlıdan bu yana kaplıca turizmiyle tanınan bir yerleşim yeri,
Kötü emsal olmaz, ama böyle bir adam 15 yıldır belediyeden maaş alıyorsa gerisini siz düşünün...
Şimdi bu belediye çalışanı ile rahmetli sucu amca da gelmiş geçmiş tüm Taraklı Belediye çalışanlarını gözünüzün önüne getirin. Ben mukayese etmekten utanıyorum, Taraklı'da herkesin ama herkesin ismi geçince rahmet okuduğu, Hasan amca emekli olduktan sonra da maaşını emekli sandığından aldı ama belediyeye çalışmaya devam etti. Hangi evin borusu nereden geçer, şehir şebekesi nerede, neresi kazılırsa patlak bulunur, yada tıkanıklık giderilir hep ona soruldu, emekliykende asfalta beylik kazma salladığını gördüm, öylece cansız cansız durma diyerek kazmayı eline alır, hem iş öğretir hemde eskiyi yad ederdi belki. Çalışmaktı onu dinlendiren.
Eee Mesud hoşgeldin bakam, ne yaptın dediğinde elini öpmeme izin vermezdi. koyun kokuyorumdur, koyunların yanından çıktım derdi. Emekli olduktan sonra belki huyu suyu değişen insanlardan kaçmak için belki çok sevdiği acı sulardan daha çok vakit geçirmek için Peygamber mesleği olan çobanlığa geri döndü. Hayatada oradan başlamıştı.
Belediye başkanımıza ve meclis üyelerine buradan seslenmek istiyorum, kamu çalışanları içinde maaşını ve daha fazlasını en çok hak ettiğini düşündüğüm belediye personeli için sucu Hasan amcanın heykelini dikelim, Taraklı'nın en güzel köşesine. Bir yüzüne geçmiş belediye başkanlarımızı, diğer yüzüne de belediyeden emekli olanların isimlerini yazalım ve bundan sonra emekli olacakları, Hasan amca, Kazım Şenol ağabey, Halit çavuş, muhasebeci Ali ağabey, Saadettin amca ve diğerleri, bilsin bizden sonra gelenler başkan Hilmi'yi, değil yere tükürmek,. mesaiden sonra evine giderken bile çöp topladığını.
Sayın seçilmiş belediye görevlileri bu örnek davranışı gösterse de göstermese de bilsin ki kendilerinden sonra gelenler çağın Mimar Sinanları olarak şimdi yaptıkları işin vefayı onlara gösterecektir. belki heykelinin dikilmesini istemezler ama isimleri ilçe tarihine unutulmayacak köşeye yazılacaktır.
Taraklı için değil ülkenin her yanında küçük çaplı belediyelerde belediye çalışanlarının ne zor şartlarda görev yaptığını ben eksik anlatırım belki, ancak herkes bilirki halkın beş yılda 3-5 ay yaşadığı seçim stresini onlar tüm yaşamları boyunca çekerler, seçimi kaybeden adayın bir dahaki dönem kazanma şansı vardır, ona merhaba dese bir bardak çay içse hemen birileri başkana haber uçurur. Bu karşı tarafa çalışıyor denir, belediyenin diğer seçilenleri de onların yakınları da başkanlık yaparlar, maaşları ayın 14 geceyarısı yatmaz hesaplarına, 15 inde ne zaman yatacağı ve ne kadarı yatacağı belli olur, çoğu zaman tümü yatmaz çünkü, onun için tüm belediye personeli, her fırsatta başka bir kuruma geçmek isterler.
Sayın başkan, hakkını ödeyemeyeceğimiz emeklilere vefa borcunu başka şekillerde de gösterebilir belki, ama çalışanların hakkını alın terini daha somut şeylerle ödemelidir. belediyenin bir aile, çalışanların da ailenin birer ferdi olduğu bilincini yerleştirerek bir eğitimci olarak belediyecilerin çocuklarının eğitimine ayrı bir önem vererek bir programla kimin çocuğu ilerde ne olur, mesleki eğitim ile meslek sahibi olacaklar, potansiyel olarak yüksek tahsile elverişli olanların hangi yüksek tahsili yapmaları gerektiği, halen yüksek tahsil yapanların da eğitimden sonraki işe yerleşitirilmeleri hususu. Bu geniş aileden aldığı sonucu daha sonra tüm Taraklı çocuklarına yaymak üzere. Belediyenin ve siyasetin imkanlarını kullanarak ekonomik olarak da başkaca ne imkanlar sağlanabilirse. Belediye çalışanları arasında sosyal dayanışma ve yardımlaşma sandığı kurarak diğer kurumlara da örnek olacak bir dayanışma başlatarak...
Taraklı'da eğitimle devam edeceğim.
Saygı ile...
24/08/2009
Alâkadir'in oğlu