Evet dostlarım yine satırlarıma sizleri sevgiyle kucaklayarak başlamak istiyorum. Ramazan bayramınızı tüm kalbimle kutluyor, gelecek günlerin sizlere başarı, sağlık ve huzur getirmesini temenni ediyorum. Dostlarım bir önceki yazım için yapılan yorumları büyük bir memnuniyetle okudum ve yorum yapan tüm dostlarıma teşekkür ediyorum. Eleştirilerde çok güzeldi ve bir noktaya değinmeden geçemeyeceğim. Değindiğim bazı konular farklı algılanmış tabi bu gayet normal çünkü herkesin görüşü aynı olması zaten düşünülemezdi, benim aslında vurgulamak istediğim şuydu, gurbette olanlar bilirler biz soy olarak manav tabir edilen bir ırktan geliyoruz ve manavlar diğer ırkların görüşüne göre saf, fazla uyanık olmayan bir ırk olarak tasvip edilir. Tabi işin aslı buradaki saflık temiz kalpliliği ifade eder ama konu saptırıldığı için farklı algılanır. Ben bu anlamda manavların saf olmadığını ifade etmek maksadı ile bazı noktalara bilerek vurgu yapmıştım. Başarılı olduğumu düşünüyorum çünkü yorumlardan bu sonucu çıkarttım. Aslında hep doğruları yaz sakta süslü sözlerle birbirimizi aldatmasak her doğruyu tüm içtenlikle yazsak daha doğru olmaz mı?
Bu yazıda önceki yazımın devamı niteliğinde bir şeyler yazacaktım ama ramazandan bir hafta önce yaptığım Güneydoğu Anadolu gezisi bu satırları karalamama sebep oldu. Önceki
yazımın devamını daha sonra yazacağım. Neden güney doğu Anadolu? Nedeni başbakanımızın da bahsettiği gibi demokrasi (Kürt) açılımı konusu gündemde olduğu için
Bu konuyu biraz ele alıp izlenimlerimi sizlere aktarmak istiyorum. Bu arada hatırlatmak istiyorum ben kesinlikle ırkçı bir kişi değilim aksine insanları seven vatanına bağlı bir insanım
Dostlarım beni bilirler.
Dostlarım bir açılım konusudur gidiyor ama maalesef insanlarımızın kafası karışık ve açılımı tam olarak anlamış değiliz. Ben belirttiğim gibi ramazandan bir hafta önce Mersin, Adana, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Hatay’ı kapsayan bir seyahat yaptım. Bu seyahati ailem ile hem ziyaret hem de gezi amaçlı yaptım. Mardin’in Dargeçit ilçesinde eniştemim görevi nedeniyle kız kardeşim ve yeğenlerim bulunmakta hem onları ziyaret etmek hem de bölgeyi görmek için yaklaşık beş bin km yolculuk yaptım. Sırasıyla gittiğim şehirlerin yanında bazı ilçeleri de dolaştım. Öncelikle şu belirteyim Şanlıurfa’ya kadar yollar oto yol veya duble yol, gerçekten güzel yerler, ben oraları görünce kafamdaki doğu imajı silindi diyebilir. Şehirler gayet modern yolar asfalt, elektrik su tüm alt yapılar bitmiş, gezdiğim şehirler içinde belki size daha doğuda olan ve daha fakir düşünebileceğiniz Mardin tarihi ama modern bir şehir hatta Mardin’in ilçesi Kızıltepe var medyadan duymuşsunuzdur, belki kötü bir imaj vardır kafanızda. Bu ilçenin nüfusunun 156.000 olduğunu ve gayet modern bir ilçe olduğunu ancak görünce anlarsınız.
Dargeçit daha kuzeyde olduğu için Midyat’tan sonra oraya ulaşıyorsunuz. Dargeçit’in nüfusu
16.000 ve Taraklı gibi bir ilçe Kürt kardeşlerimiz yanlış anlamasın ama bu ilçeye yapılan yatırım inanın Taraklı’ dan daha fazla. Dikkatimi çeken birçok konu oldu ama tümünü yazmaya kalksam herhalde on sayfa yazmam gerekir. Bazı noktalara değineceğim, mesela müthiş dümdüz bir arazi var buralarda ama ekili değil, yani bizim köylerimizdeki gibi traktör v.b.tarım makinelerini göremezsiniz ben göremedim. Peki bu insanlar ne ile geçiniyor diye düşünebilirsiniz ben düşündüm ve sordum. Devletimiz doğuda çocuk başına 100 tl yardım yapıyormuş, on yaşını dolduran kız çocuklarına erken evlendirmesinler diye 300 tl maaşlı
iş veriyormuş. Yerel yönetimler ve kamu kurumları yakacak ve gıda yardımında bulunuyor,
Aile reislerinin birçoğu maaşlı korucu, yeşil kartları var. Sağ olsun devletimiz elinden geleni yapmış. Açıkçası orada yaşayan vatandaşlarımıza pek iş düşmüyor. Benim izlenimlerime göre evsiz barksız aç sefil bir vatandaş pek yok. Peki benim Kürt kardeşim neden mutlu değil? Bu konuyu açıkçası bir hafta gezmeme rağmen çözemedim. İddia ettikleri gibi yapılan haksızlık lar vardır belki ama ben göremedim ya da anlayamadım. Ben aslında oradaki vatandaşlarımızı eleştirmek açısından bunları yazmıyorum anlayamadığım için yazıyorum. Ben Taraklı doğuluyum ve yirmi iki yaşıma kadar Taralı’ da yaşadım üstelik mesleğim gereği köylü çiftçi vatandaşlarımızla içli dışlı oldum köylerimiz gezdim açıkçası köy yaşamını gayet iyi bilirim. İnanın dostlarım bizim daha fakir yolu olmayan suyu olmayan ama mutlu çalışkan köylerimiz var. Bizim köylümüz halkımızın hiç isyan ettiğini görmedim. Ya da bizim insanımız ağlamayı bilmiyor, beceremiyor yani sesini devlete duyuramıyor, Ben öyle düşünüyorum. Bildiğiniz gibi ticarette bile en iyi reklâm yapan işi götürüyor, ders çıkartmak lazım ama bu bizim genlerimizde yok sanırım. Size Midyat’tan söz edeyim;56.000 civarında nüfusu var, modern bir ilçe üç dört tane süper market var inanın benim yaşadığım ilçe olan Körfez’e bile geçen sene açıldı bu büyüklükte market. En az yirmi civarında kuyumcu gördüm ve tarihi kimliği olması nedeniyle birçok yabancı turist ile karşılaştım. Hatta ben oradayken dizi çekimi vardı. Atv için aşk bir hayaldir diye bir dizi çekiyorlardı. Zaten devamlı dizi çekimi oluyormuş buralarda, insanlar artık İlgilenmiyorlar bile. Çok merak ettiğim için 40-50 km giderek sular altında kalacağı söylenen Hasankeyf ilçesine gittim. Gerçekten tarihi güzel bir yer, burası Batman iline 20 km Dicle nehrinin kıyısında baraj yapılırsa sular altında kalacakmış bir kısmı. Baraj yapımı Avrupa nedeni ile sanırım şimdilik durdurulmuş. Oradaki vatandaşlar baraj yapımına pek sıcak bakmıyorlar. Çeşitli yorumlar yapılıyor mesela askeri yetkililer baraj yapılırsa teröristlerin bu yakaya geçemeyeceklerini söylüyor. Baraj yapılırsa boş olan arazilerin ekileceğini tarımın gelişeceğini söylüyor ama nedendir bilinmez yöre halkı barajın yapılmasını istemiyor. Tarihin yok olacağını düşünüyorlar. Aslında bazı tarihi yerler gerçekten sular altında kalacak ama öncelikli konu bence akan kanın durması ve yörenin daha üretken olarak daha çok refaha kavuşması daha iyi olur. Dostlarım ben gezdim gördüm aslında oradaki vatandaşlarımız sıcak insanlar cana yakınlar. Tek dikkatimi çeken şey kimse Türkçe konuşmuyor kendinizi yabancı ülkede hissediyorsunuz. Bu konuyu ele almamın sebebi ulusal medya dışında benim gözümden sizleri biraz olsun bilgilendirmekti ve bizim ilçemiz ile kıyaslama yapmaktı. Kimseye karşı ön yargılı değilim ve hiçbir zaman olmadım, benim maksadım sadece doğru bildiklerimi gördüklerimi sizlere aktarmaktır.
Yorum sizin…
Görüşmek dileğiyle