beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


CHP Genel Başkanı Özgür Özel Sakarya’da vatandaşlara seslendi
Tarih: 27-04-2026 14:20:05 Güncelleme: 27-04-2026 14:20:05 + -


Meydan "Tayyip istifa" sloganlarıyla çınlarken, iktidara erken seçim çağrısı yapan Özel, "Sandıktan kaçıyorlar, sonuna kadar kovalayacağız. Tek isteğimiz sandık" dedi. Özel, “kale siyaseti” eleştirisi de yaparak, “ Sakarya artık herhangi bir partinin kalesi değildir, milletin kalesidir.”İfadelerine yer verdi.

facebook-paylas
Tarih: 27-04-2026 14:20

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Sakarya’da vatandaşlara seslendi

 

Meydan "Tayyip istifa" sloganlarıyla çınlarken, iktidara erken seçim çağrısı yapan Özel, "Sandıktan kaçıyorlar, sonuna kadar kovalayacağız. Tek isteğimiz sandık" dedi. Özel, “kale siyaseti” eleştirisi de yaparak, “ Sakarya artık herhangi bir partinin kalesi değildir, milletin kalesidir.”İfadelerine yer verdi.

"Kale siyaseti bitmiştir”:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlatılan "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 106’ncısı için Sakarya'da kürsüye çıktı. Özel, Demokrasi Meydanı'nı hınca hınç dolduran coşkulu kalabalığa hitap etti. Özel; “Sakarya iki milletvekiliyle partimizde temsil edilirken, parti meclisimizde de önceki il başkanımız Ecevit Keleş'le ve benim çok değerli ağabeyim, birlikte görev yaptığımız sevgili Engin Özkoç'laparti meclisinde iki Sakaryalıyla temsil ediliyor. Bu şu demek: Cumhuriyet Halk Partisi Sakarya'yı dinliyor, Sakarya'yı duyuyor. Onun bizden beklentilerini görüyor, Sakarya için çalışıyor. Bundan sonra, zamanında şöyle derler: 'Sakarya sağın kalesidir', sağla bir derdimiz yok. 'Sakarya AK Parti'nin kalesidir', Sakarya'nın tercihleriyle bir derdimiz yok. Ama herkes şunu bilsin ki artık dönem kardeşlik dönemidir, geçim dönemidir, yoksulluktan hep birlikte kurtulmak, işsizlikten hep birlikte kurtulmak, çiftçinin, köylünün, hayvancının yüzünü güldürmek, halktan yana işler yapmanın zamanıdır. Bunun için bundan sonra Sakarya yorulmuş bir iktidarın, yandaş kayıran, vatandaşı unutan bir iktidarın, Sakarya sorun çözmeyen, öteleyen, iteleyen, görmeyen bir iktidarın, emekliyi 20.000 liraya, emekçiyi 28.000 liraya mahkum eden bir iktidarın kalesi olamaz. O kale siyaseti bitmiştir. Sakarya bundan sonra milletin kalesidir, milletin kalesidir!

"Milletin partisi iktirana gelmelidir”:

Esnaf gezip ekonominin durumunu konuşabiliyorlar mı? Yoksulluğa, işsizliğe bir çare söylüyorlar mı? Çiftçiye, hayvancılıkla uğraşana bir çare söylüyorlar mı? Madem o zaman sokakta yoklar, madem yazın serin salonlara, kışın sıcak salonlara kaçıyorlar, meydandan, insandan, halktan kaçıyorlar, işte artık bu iktidarın miadı dolmuştur. Bu iktidar yorulmuştur. Onun için salonların partisi AK Parti değil, meydanların, halkın, milletin partisi iktidara gelmelidir.

 “Depremin izlerini silmediler”:

Seçimde geliyorlar, oyunuzu alıp gidiyorlar. Bir daha da buralara uğramıyorlar. 1999 depremi oldu. Üzerinden 27 yıl geçti. Maalesef 27 yıl sonra halen daha depremin acıları, izleri devam ediyor. Kentsel dönüşüm beklentisi var. Yıllardır oyalandılar. İçe sinen bir kentsel dönüşüm yapmadılar. Verdikleri sözleri tutmadılar. Belirsizlikler halen devam ediyor. Öğrenciler riskli okullarda okuyorlar, kalabalık sınıflarda okuyorlar. Derslik yetersiz, öğretmen sayısı yetersiz. 26 yıl sonra, 27 yıl sonra... Evet, 3 yıl önceki depremin söz verdikleri gibi bir yılda değil, üç yılda bile sözlerini tutamadılar. O taraf için laf yetiştiriyorlar. Ama iktidarları boyunca, tam 25 yıl, 24 yıl burada iktidar olup halen daha depremin izlerini silmediler.

 "Sakarya’dan 7 almış bir vermiş”:

Ve ben şöyle bakıyorum, Sakaryalılara şunu söyleyeyim: Bu meydana, meydana girmeyen ama uzaktan kulak kabartanlara, dinleyenlere, hak verenlere ya da merak edenlere söyleyeyim. Bir kente gelince, hele hele Sakarya gibi depremin yaralarının sarılması gereken bir kente gelince insan bu kente uzanmış devletin bir şefkatli elini arıyor. Bekliyor ki vergiyi İstanbul'dan toplayalım, vergiyi Manisa'dan toplayalım, vergiyi Denizli'den, Kayseri'den, Gaziantep'ten toplayalım, dönüp Sakarya'ya gelince Sakarya'ya da vergiden fazlasını verelim. Buraya katkı yapalım. Burayı ayağa kaldıralım. Bu şehre pozitif ayrımcılık yapalım, bu olsun diye bekliyorsunuz. Baktım ki ne göreyim? Sakarya geçen yıl 70 milyar lira vergi vermiş, yatırım bütçesinde sadece 12 milyar lira almış. Ben beklerim ki Sakarya bir vergi versin, üç hizmet alsın. Beş hizmet alsın, helali hoş olsun derim. Sakarya yedi vermiş, bir almış. Birileri Sakarya'dan oyu da almış, vergiyi de kepçeyle almış, hizmete gelince çay kaşığıyla vermiş. İşte Sakarya neyden şikayet ediyorsa özü budur. Sözün bittiği yer budur. Yedi kat vergi alıp yedide altısını götürüp yedide birini ancak bu şehre hizmet için ayıranlardan bu şehre asla fayda gelmez. Buradan size söz veriyorum: Bu devran değişecek, bu düzen değişecek, AK Parti'nin kara düzeni gidecek, Sakarya'nın derdini çözecek bir iktidar gelecek.

Sapanca Gölü:

Bir yandan hepinizin gözbebeği Sapanca Gölü'ne adeta eziyet ediyorlar. Göl dip seviyelerini görmeye başladı. İktidar bu sorunu çözeceğine, örneğin Ballıkaya'dan, Çamdağı'ndan özel projelerle su getirip gölü kurtaracağına, halen daha göle dolgu yapılmasına izin veriyor. Kaçak iskeleleri önlemiyorlar. Diğer yandan sanayinin kaçak, gölden su çekişine engel olmuyorlar. Bir an önce bağımsız havza yönetim üst kurulu kurulmalıdır. Sapanca Gölü mutlaka kurtarılmalıdır.

Barınma krizi:

Sakarya'yı inceledikçe insan gerçekten olana bitene anlam veremiyor. 4 yılda kiralar %970 artmış. 4 yılda Sakarya'da kiralar 10 katına çıkmış. Ev paraları, ev fiyatları %700 artmış. Yani 8 katına çıkmış. Kira ortalaması 22.000 lira, 25.000 liraya dayanmış. Büyük bir barınma krizi var. Bu yüzden göç var. Bu yüzden bu şehre kimse öğretmen olarak da gelmek istemiyor, doktor olarak da gelmek istemiyor, hemşire olarak da gelmek istemiyor. Bu iktidar ilk geldiğinde, ilk geldiğinde bütün lojmanları satışa çıkarmıştı. Şimdi işte onun acısını doktor eksiğiyle, onun acısını hemşire eksiğiyle çekiyoruz. Bunun için iktidara geldiğimizde TOKİ öyle zenginlere villalar yapmakla, pahalı konutlar yapmakla değil, öğrenciye yurt yapmakla, devlet memuruna kalacağı lojman yapmakla meşgul olacak. Bu barınma krizini kökünden çözeceğiz, söz veriyoruz!

“Çiftçi üretici perişan”:

En büyük haksızlıklara, en büyük adaletsizliklere uğrayanlar da hiç şüphe yok ki hepimizin karnını doyurmaya çalışanlar. Yıllar önce Türkiye, dünyada tarımda kendi kendine yetebilen, gıdada kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biri diyorduk. Şimdi samanı dahi ithal eden, her şeyi, tarımın bütün girdilerini ithal eden ve çiftçisini, üreticisini, hayvancılıkla uğraşanları perişan eden bir ülke haline geldik. Sakarya'da bunun çok somut bir örneği var. O da Et ve Süt Kurumu'nun kombinasının kapatılması, çalışanlarının çevre illere gönderilmesi. 'Yenisini yapacağız' denilmesi ama yapılmayıp Sakarya'nın yüksek et fiyatlarıyla ve ette şehir dışına bağlı kalan birtakım aksaklıkların, bunun da fiyat yüksekliklerine sebep olmasını tamamen Sakaryalılar buna bağlıyor.

Şeker Fabrikası:

Ayrıca bir şeker fabrikası gerçeğimiz var. 2013 yılında Sakarya'nın şeker fabrikasını özelleştirdiler. O günlerde Cumhuriyet Halk Partisi bu işe karşı çıktı. Meslek örgütleri karşı çıktı, sendikalar karşı çıktı. Esnaf odası, sanayi odası karşı çıktı. Kimseyi dinlemediler, özelleştirdiler. Sakarya'ya sözüm olsun: O şeker fabrikası yeniden açılacak! Et ve Süt Kurumu yeniden açılacak!

“Garantiyi halka vereceğiz”:

Bu iktidar Sakarya'nın bereketini kaçırdı. Yüzde 12, son 20 yılda tarım alanlarındaki kayıp. Cumhuriyet Halk Partisi iktidara hazırdır ve en iyisini hazırlayıp Sakarya'nın hizmetine, çiftçilerin hizmetine sunmaya hazırdır. Biz iktidarımızda planlı üretime geçeceğiz ve çiftçiye alım garantisi vereceğiz. Buradan açıkça söylüyorum: Havaalanı yapıyorlar, uçuş garantisi var. Otoban yaptırıyorlar, araç garantisi var. Köprü yaptırıyorlar, geçiş garantisi var. Hastane açıyorlar, tahlil garantisi, röntgen garantisi, hasta garantisi var. Ama çiftçiye gelince, hayvancıya gelince bir başına bırakıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında çiftçi ne ekeceğini bilecek, kaça satacağını bilecek. Çiftçiye de, süt üreticisine de alım garantisi olacak. Para babalarına, bankerlere, yandaşlara değil; garantiyi size, çiftçilere vereceğiz!

Dünyanın en adaletsiz vergi sistemi:

Meydanın derdi kendi boyunu aşmış. Öyle bir noktaya geldik ki, açlık sınırı 33.000 lira, yoksulluk sınırı 107.000 lira. Emekliye 20.000 lira, asgari ücretliye 28.000 lira, ortalama çiftçi geliri 19.000 lira. Yani bu iktidar durdukça kötüye gitmeye devam edeceğiz. Yılın ilk üç ayında yüzde 66 daha fazla vergi topladılar. Yani öyle bir şey ki; harcamalardan, maaşlardan daha fazla vergi alacağız ama siz bizden daha az hizmet alacaksınız diyorlar. Dünyanın en adaletsiz vergi sistemi burada. Duyduk duymadık demeyin. Dünyadaki en adaletsiz vergi sistemi burada Sakarya.

 “İstifa diye inliyor”:

Biliyorsunuz, evet, burada Tayyip Bey çok yakından takip ediyor mitingleri. Duymuştur ama duymadıysa söyleyeyim. Sakarya Meydanı, hani bir zamanlar 'yüzde 65 aldığınız, bir zamanlar kalemiz' dediğiniz Sakarya Meydanı istifa diye inliyor, istifa diye!

"Seçim sandığını istiyoruz”:

İşte söyleyeyim, Tayyip Bey'den isteyebileceğiniz tek şey bu: İstifa. Çok iyi yapıyorsunuz. Biz artık eskiden şunu söylüyorduk: Zam yap diyorduk, şunu yap, şu tedbiri al diyorduk. Gördük ki kendi menfaatlerine olmayan hiçbir şeyi yapmıyorlar. Onun için biz artık ne Tayyip Bey'den ne AK Parti'den hiçbir şey istemiyoruz. Bir tek şey istiyoruz: Seçim sandığını istiyoruz, seçim sandığını!

“Emekli maaşını 39 bin lira yapacağız”:

Biz artık ne yapacağımızı söylüyoruz. Buradan bütün emeklilere söylüyorum: Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında hemen, en başında en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak. Kimse bunu zor, imkansız gibi düşünmesin. 3 Kasım 2002, Adalet ve Kalkınma Partisi geldiği gün en düşük emekli maaşı 1.5 asgari ücretti. Yani bugünkü hesapla 42.000 lira. Ama 20 veriyor. Kaldı ki asgari ücreti de 28.000 lira gibi kabul edilemez, düşük bir yerde tutuyor. Cumhuriyet Halk Partisi bugün iktidar olsa asgari ücret 39.000 lira, en düşük emekli maaşı 39.000 lira. Buradan sonra artık azla yetinmek, bir kredi kartından çekip öbürünü kapamak, kira ödeyince kasaba, bakkala, manava borçlu kalmak, alışveriş yapınca kirayı ödeyememek yok. Bir dönem kapanacak, bir dönem açılacak. Bir devri kapatmaya, bir devri açmaya hazır mısınız?Size söz veriyorum! Bu meydanda o enerjiyi görüyorum. Bir devir kapanıyor, yeni bir devir açılıyor. Bakan evlatlarının devri bitiyor, vatan evlatlarının devri geliyor!”

 

 



Editör: izzettin

Bu haber 40 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI